Profilo di nnnndia6lo risinGFotoBlogElenchiAltro Strumenti Guida

Blog


25 gennaio

korkuyorum

 

Sana Demedim Mi?


Sevgilerin ötesine seninle aşmaktan
Ateşine yanıp alevinle tutuşmaktan
Gönül çeşmemden akıp deryana karışmaktan
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum

O masum gözlerine çakılı kalmaktan
Sevgi ile akıp,aşkla gönlüne dolmaktan
Duygumla kuşanıp ötelere yol almaktan
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum

Bağımda kuruyup pınarına susamaktan
Sevgine titreyip heyacanla yaşamaktan
Sabah akşam gönül sarayına ışımaktan
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum

Yanına yaklaşıp selvi boya yakışmaktan
Tebessümüne dalıp göz göze bakışmaktan
Kenetlenip o pamuk ellere yapışmaktan
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum

Kara sevdaya tutulup yollara düşmekten
Mecnun olup aşk uğruna dillere düşmekten
Biçare kalıp vefasız kullara düşmekten
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum

Vuslatı bekler iken hicranla tanışmaktan
Mutluluğa küsüp matem ile barışmaktan
Diyar diyar iki gözüm yaşlı dolaşmaktan
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum

Soğuk kaldırımda geceyi uğurlamaktan
Mutlulukla dolu maziyi hatırlamaktan
Gönül köşküme her gün cefa ağırlamaktan
Sana alışıp,aşık olmaktan korkuyorum
14 marzo

geceLer

Gece,
Sessizlik ve hüzün müdür hep?
Yoksa;
Sevinç ve mutluluk mu?
Kimbilir?
Biryerlerde bu gece,
Bir hayat sönüyor şimdi.
Yada doğuyor çığlıklarla
İsyan edercesine.
Bu gece ,bu geceler,
Nelere gebeler?
14 gennaio

BiR GüN SeNDe ÜşüRSün BeNim GiBi....

Söyle...her gün onsuzluğun (yalnızlığın) kafasına silah dayayıp tetiği çektiğin oldu mu? Sonra hasretle yeniden doğdun mu?
Söyle...özlemi onsuz vurabildiğin oldu mu...?
Image and video hosting by TinyPic

Sıcak nemli bir gece
Sahilde bir ateş
Ve sevgiliye sarılır gibi ateşe sarılan bir yürek
Üşüyor musun dedim?

Yalnızım dedi...

Bu yüzden korkutuyor karanlıklar beni

Bundandır üşümem dedi.

Az kaldı dedim gün doğumuna?

Daha çok üşürüm o zaman dedi

Aydınlıkta daha çok görürüm yalnızlığımı,

Şu yanan ateşte kar etmez o zaman ısıtmaya yüreğimi

Asıl dert o zaman başlar

Asıl üşüme o zaman başlar...


Şaşırma öyle dedi ...

Sevince bir sevdiğin vardır koskoca dünyada

Onunla gülersin

Onunla ağlarsın

Bir anlık ayrılığı ile yalnızlığın en büyüğüne düşersin

Ve hiç bir sey doldurmaz yerini sevdiğinin

O zaman daha çok yalnız kalırsın

Yalnızlık daha da cok üşütür seni...




Her sevda biter çünkü

Ve bulamayınca o sevdanın tadını başka sevdalarda

Ve koyamayınca yerine başkasını

Kimse sevemeyince seni onun sevdiği gibi

Kimse bakmayınca onun baktığı gibi

Sevdasız kalırsın

Bakışsız kalırsın,

Yalnızlığın en çok yakanı

Yalnızlığın en çok üşüteni o zaman başlar

En çok o zaman yalnız olursun dedi...

Bir sıcak gecede

Bir sahil kenarında

Dalgaların ninnisi avuntun olur

Bir ateşin alevinde yalnızlığını boğmak istersin

Yüreğini bir ateşin içine atarsın benim gibi.

Ama yine kacamazsın ayrılıktan

Yine üşürsün benim gibi...

Image and video hosting by TinyPic

09 gennaio

Haksız mıydım...değildim

Öyle derindi ki gözlerin
Adım atamazdım senden öteye...

Şikayetçi miydim...değildim

Gitmedim ben
Gidemedim,
Kalamadım da...
Bu hiçlik duygusu içimde yer etmişken
Gideceğim yollara karar veremedim

Sürgün müydüm...değildim

Yarım kalmışlığımla eksiliyorum,
Hayatla değil...
Her gün,her saat,her dakika
İçimden bir parça daha yitiriyorum
Ve nedenimin sen olmasından korkuyorum

Haksız mıydım...değildim

Ömrüm akıyor gözlerimden
Her damlada eksiliyorum,
Durduramıyorum...
Belki düştür diyorum,
Düş'tüğüm düştür...belki
Korka korka,usulca kapıyorum

Uyanamıyorum!!!
 

Yardım et n'lur...kayboluyorum

ulaşılmaz artık

Dünlere hapsolmuş umutlarıma ulaşılmaz artık
Giderken bilmediğim bir yere bıraktım mutluluğu
Gülümseyemediğin bir aşk düşün
Her sözünün can yaktığı
Her konuşmanın yeni bir gözyaşı olduğu
Ağlarken bile mutlu olmayı öğrenirsin sonra
Hiçbir şey son söz kadar canını yakmaz aslında
Söylenilen önemli değil son olması yeter sana
Gözlerini kapatırsın sonra
Hislerinin fişini çekersin
Boşlukta yürüyorsundur ama kimin umurunda
Her sabah uyanıyorsun diye yaşarsın sadece.

unutmak

Unuturum..
Unutmak zor değil;

Unutmak acı..
Unutmak zor değil;
Unutmak yazık..
Unutulmaz kimse yok bende..
Bir sana kıyamadım;
Gücüm yetmedi seni yok saymaya..
Kollarımı açtığım kadar unuttuğumsun;
Açamadığım kadar özlediğim..
Benim unuttuğum kadarını sen özler misin?

cocuksun sen

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

Delim, aşkım, sevgilim…


Beni sevmek zorunda değildin.

Bende sevmediğini her gün duymak zorunda değildim.

Hiçbir şeyin değildim olmayacağıma da eminim.

Tek başınaydım bu sevdada,

Gittiğimde de yalnızdım döndüğümde de.

Şimdi bir hoşçakal yeter bana.

Delim bana bırak acılarını,

Benim olsun tüm siyahlar, unut karanlıkları.

Güneşler senin olsun, ben bakarım geceye.

 

Delim, aşkım, sevgilim…

adsıZ

 

Sana her bakışımda gün batımını izledim gözlerinde.
Sana dokundum aşk'a dokundum.
Mutlulukla bağdaştıramadığım kelimelerim

Üzgünlüğümü mırıldanırken yalnızlığın kulağına
Karanlığında boğulduğum zamanda hayat buldu ışıklarım.

Bir gidişin ardından...

Sensizliği titrek bir elden beyaz bir sayfaya

Dökecek kadar yetenekli değilim ben.
Mutlu birşeyler söylemeye kurumuş dudaklarım

Öksüz bırakılmış onca umut ayrılığın ardından

 

Varlığın bir ağacı acıttı ismini kazıdığımda gövdesine
 Birde beni acıtıyor şimdi şiirler yazarken gidişine....

02 gennaio

yakıLmış MekTup

Sana bu mektubu uzaklardan yazıyorum
Adresini çoktan unuttum
Bir şiirin şişesine kalbimi koyup
Sulara bırakıyorum...
Ah benim eski türküm
Ah benim hazin öyküm
Yanılışım, yenilişim
Ne yaptıysam seni mutlu edemedim
Oysa, bir kemanım vardı bir de sen
Acımadın, ezdin beni, üzdün
Hiç anlamadın
Yavrusuna yanan bir anne gibi
İçime gömdüm depremlerimi
Ceketimi alıp gittiim
Derin derin iç çekişim, bu yüzden
İnadına suskundum oysa
İnadına vurgun
Geç uslandım
Sen görmedin amaa
Altı mosmor gözlerimde ıslandım..

En çok en çok istavriti severdin
Sıkıp limonu maydanoza,
Şaraba vururdun hani
Eski bir kasette bizim şarkımız
Alıp götürürdü seni
Salaş meyhanelerde
Ve kumsaldaki ayak izlerinde
Kırılan hayallerim ümitlerim
Ve seni bekleyişlerim
Her yağmur akşamında

Daha bir mutluyduk o günler
Herşeye rağmen özgürdük
Kitap alacak paramız olmasa da
Ucuz tütün içsek de
Pahalıydı düşlerimiz
Ne kadar çok isterdim şimdi
Bu şarkımı duymanı
Kanayan bir gül misali
Saçlarına taktığım
Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemanı
Ki, her notası ödeşmenin
Ve hayatla yüzleşmenin katranı

Hatırlar mısın
Parasız kalmıştık da bir gün
Kardeşinin kumbarasını boşaltıp
Konsere gitmiştik
İmzasını almıştık sevdiğimiz şarkıcının
Birlikte fotoğraf çektirmiştik
Bir şişe gazozu
Ve kaşarlı tostu bölüşmüştük
Hey gidi hey..
Az mı şiir yazdık ders kitaplarına
Otobüse biletsiz mi binmedik
Komaya mı girmedik
Her beşiktaş maçında..
Şimdi bir hastane akşamının yorgun penceresinde
Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık
Ne kemanım var yanımda
Ne de sen varsın

Mevsimlerden hüzün
Aylardan pişmanlık ve karanlık
Sen ki bu mektubu saklayacaksın
Öpüp öpüp koklayacaksın belki
Ve artık gelmeyeceğimi bile bile
Bekleyeceksin...

Ah benim eski türküm
Ah benim hazin öyküm
Yanlışım, yanılışım
Seni hiç üzer miyim
Ben bu mektubu defalarca yazmış,
Defalarca yakmışım!