Profilo di nnnndia6lo risinGFotoBlogElenchiAltro ![]() | Guida |
|
|
25 gennaio korkuyorum
14 marzo geceLerGece, Sessizlik ve hüzün müdür hep? Yoksa; Sevinç ve mutluluk mu? Kimbilir? Biryerlerde bu gece, Bir hayat sönüyor şimdi. Yada doğuyor çığlıklarla İsyan edercesine. Bu gece ,bu geceler, Nelere gebeler? 14 gennaio BiR GüN SeNDe ÜşüRSün BeNim GiBi....Söyle...her gün onsuzluğun (yalnızlığın) kafasına silah dayayıp tetiği çektiğin oldu mu? Sonra hasretle yeniden doğdun mu? Söyle...özlemi onsuz vurabildiğin oldu mu...? ![]() Sıcak nemli bir gece Sahilde bir ateş Ve sevgiliye sarılır gibi ateşe sarılan bir yürek Üşüyor musun dedim? Yalnızım dedi... Bu yüzden korkutuyor karanlıklar beni Bundandır üşümem dedi. Az kaldı dedim gün doğumuna? Daha çok üşürüm o zaman dedi
Aydınlıkta daha çok görürüm yalnızlığımı, Şu yanan ateşte kar etmez o zaman ısıtmaya yüreğimi Asıl dert o zaman başlar Asıl üşüme o zaman başlar... Şaşırma öyle dedi ...
Sevince bir sevdiğin vardır koskoca dünyada Onunla gülersin Onunla ağlarsın Bir anlık ayrılığı ile yalnızlığın en büyüğüne düşersin Ve hiç bir sey doldurmaz yerini sevdiğinin O zaman daha çok yalnız kalırsın Yalnızlık daha da cok üşütür seni... Her sevda biter çünkü Ve bulamayınca o sevdanın tadını başka sevdalarda Ve koyamayınca yerine başkasını Kimse sevemeyince seni onun sevdiği gibi Kimse bakmayınca onun baktığı gibi Sevdasız kalırsın Bakışsız kalırsın,
Yalnızlığın en çok yakanı Yalnızlığın en çok üşüteni o zaman başlar En çok o zaman yalnız olursun dedi... Bir sıcak gecede Bir sahil kenarında Dalgaların ninnisi avuntun olur Bir ateşin alevinde yalnızlığını boğmak istersin Yüreğini bir ateşin içine atarsın benim gibi. Ama yine kacamazsın ayrılıktan Yine üşürsün benim gibi... 09 gennaio Haksız mıydım...değildimÖyle derindi ki gözlerin
Adım atamazdım senden öteye... Şikayetçi miydim...değildim Gitmedim ben Gidemedim, Kalamadım da... Bu hiçlik duygusu içimde yer etmişken Gideceğim yollara karar veremedim Sürgün müydüm...değildim Yarım kalmışlığımla eksiliyorum, Hayatla değil... Her gün,her saat,her dakika İçimden bir parça daha yitiriyorum Ve nedenimin sen olmasından korkuyorum Haksız mıydım...değildim Ömrüm akıyor gözlerimden Her damlada eksiliyorum, Durduramıyorum... Belki düştür diyorum, Düş'tüğüm düştür...belki Korka korka,usulca kapıyorum Uyanamıyorum!!! Yardım et n'lur...kayboluyorum ulaşılmaz artık
Dünlere hapsolmuş umutlarıma ulaşılmaz artık
Giderken bilmediğim bir yere bıraktım mutluluğu
Gülümseyemediğin bir aşk düşün
Her sözünün can yaktığı
Her konuşmanın yeni bir gözyaşı olduğu
Ağlarken bile mutlu olmayı öğrenirsin sonra
Hiçbir şey son söz kadar canını yakmaz aslında
Söylenilen önemli değil son olması yeter sana
Gözlerini kapatırsın sonra
Hislerinin fişini çekersin
Boşlukta yürüyorsundur ama kimin umurunda
Her sabah uyanıyorsun diye yaşarsın sadece. unutmakUnuturum.. Unutmak zor değil; Unutmak acı.. Unutmak zor değil; Unutmak yazık.. Unutulmaz kimse yok bende.. Bir sana kıyamadım; Gücüm yetmedi seni yok saymaya.. Kollarımı açtığım kadar unuttuğumsun; Açamadığım kadar özlediğim.. Benim unuttuğum kadarını sen özler misin? cocuksun senDünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum. Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil Delim, aşkım, sevgilim…
Beni sevmek zorunda değildin. Bende sevmediğini her gün duymak zorunda değildim. Hiçbir şeyin değildim olmayacağıma da eminim. Tek başınaydım bu sevdada, Gittiğimde de yalnızdım döndüğümde de. Şimdi bir hoşçakal yeter bana. Delim bana bırak acılarını, Benim olsun tüm siyahlar, unut karanlıkları. Güneşler senin olsun, ben bakarım geceye.
Delim, aşkım, sevgilim… adsıZ
Sana her bakışımda gün batımını izledim gözlerinde. Üzgünlüğümü mırıldanırken yalnızlığın kulağına Bir gidişin ardından... Sensizliği titrek bir elden beyaz bir sayfaya Dökecek kadar yetenekli değilim ben. Öksüz bırakılmış onca umut ayrılığın ardından
Varlığın bir ağacı acıttı ismini kazıdığımda gövdesine 02 gennaio yakıLmış MekTupSana bu mektubu uzaklardan yazıyorum Adresini çoktan unuttum Bir şiirin şişesine kalbimi koyup Sulara bırakıyorum... Ah benim eski türküm Ah benim hazin öyküm Yanılışım, yenilişim Ne yaptıysam seni mutlu edemedim Oysa, bir kemanım vardı bir de sen Acımadın, ezdin beni, üzdün Hiç anlamadın Yavrusuna yanan bir anne gibi İçime gömdüm depremlerimi Ceketimi alıp gittiim Derin derin iç çekişim, bu yüzden İnadına suskundum oysa İnadına vurgun Geç uslandım Sen görmedin amaa Altı mosmor gözlerimde ıslandım.. En çok en çok istavriti severdin Sıkıp limonu maydanoza, Şaraba vururdun hani Eski bir kasette bizim şarkımız Alıp götürürdü seni Salaş meyhanelerde Ve kumsaldaki ayak izlerinde Kırılan hayallerim ümitlerim Ve seni bekleyişlerim Her yağmur akşamında Daha bir mutluyduk o günler Herşeye rağmen özgürdük Kitap alacak paramız olmasa da Ucuz tütün içsek de Pahalıydı düşlerimiz Ne kadar çok isterdim şimdi Bu şarkımı duymanı Kanayan bir gül misali Saçlarına taktığım Suskun çığlıklarıyla inleyen şu kemanı Ki, her notası ödeşmenin Ve hayatla yüzleşmenin katranı Hatırlar mısın Parasız kalmıştık da bir gün Kardeşinin kumbarasını boşaltıp Konsere gitmiştik İmzasını almıştık sevdiğimiz şarkıcının Birlikte fotoğraf çektirmiştik Bir şişe gazozu Ve kaşarlı tostu bölüşmüştük Hey gidi hey.. Az mı şiir yazdık ders kitaplarına Otobüse biletsiz mi binmedik Komaya mı girmedik Her beşiktaş maçında.. Şimdi bir hastane akşamının yorgun penceresinde Maziye dalıp dalıp gitmelerimsin artık Ne kemanım var yanımda Ne de sen varsın Mevsimlerden hüzün Aylardan pişmanlık ve karanlık Sen ki bu mektubu saklayacaksın Öpüp öpüp koklayacaksın belki Ve artık gelmeyeceğimi bile bile Bekleyeceksin... Ah benim eski türküm Ah benim hazin öyküm Yanlışım, yanılışım Seni hiç üzer miyim Ben bu mektubu defalarca yazmış, Defalarca yakmışım! |
|
|